22 Ocak 2011

HB (Halkın Beğenisi) ve 2B (İki Buçuktan...)

Kadir Aydemir, 80'lerde Çocuk Olmak kitabındaki "Voltran! Voltran! Voltran!" başlıklı yazısında (aynı zamanda kitabın "hazırlayanı") şunu yazmış 80'lerle ilgili: "2B kalem bulmak zordu, HB'ler sertti, dandikti uçları, gıcık oluyorduk. Basmalı kalemleri seviyordum, ama bende Tombo falan yoktu. Markasız bir kırtasiye kalemiydi elimdeki. Kurşun kalem olarak 3B, 4B vs. varsa elde, şanslıydık." Önce ufak bir düzeltme: Genel kanının aksine Tombo diye bir marka yok aslında, doğrusu Tombow; ismin sonundaki "w" harfi bir logo gibi göründüğünden sık düşülen bir hata...

2B kalem ya da uç sevdasının ardında ulaşamama yatıyor kuşkusuz. 2B kalemlere ulaşamadıkça yücelttik onları, elyazımızın bile onları kullandığımızda güzelleşeceğine inandık. Şimdilerde 2B'ler "sınav kalemi" olarak sunuluyor. Ancak test şeklindeki sınavlar haricinde, yani yalnızca işaretleme yapmak dışında kullanılmaları çok da doğru değil kanımca. Nispeten yumuşak olmaları sebebiyle uçlarının  kolaylıkla "kütleşmesi" sıklıkla kalemtıraşa başvurmayı zorunlu kılıyor; zamana karşı yarışta efektif değiller (elbette "basmasız" kurşunkalemler söz konusu olduğunda). Dolayısıyla bir "ara form"u ifade eden HB kalemlerin aslında daha kullanışlı olduklarını düşünüyorum.

İki üç işi, hatta o işle ilgili her şeyi yapabilen elektronik aletlerin pek güvenilmez olduğu söylenir (hem yazıcı, hem tarayıcı, hem fotokopi, hem faks); gerçekten de bozulmaları daha kolaydır bu tip kompleks makinelerin; ama söz konusu kalemler olunca genel kullanım için en doğru tercihin her şeyi yapabilen HB kalemler olduğunda iddialıyım.  Örneğin bir 2B kalemle teknik çizim yapmanız neredeyse imkânsızdır ya da bir 2H kalemle karakalem desenleri.  Aynı sonucu vermese de bir HB kalem, zorunda kalındığında her çizgiyi çizmeye muktedirdir. Sonuç olarak, eğer ıssız bir kütüphanede mahsur kalacaksam, yanıma alacağım üç şeyden biri mutlaka bir HB kalem olur. (Diğer iki şeyin ne olduğu bende saklı kalsın...)



Kalemlerin yumşaklığını, sertliğini belirleyen unsurlar elbette içerikleri; şöyle bir tabloyla bunu ayrıntılandırabiliriz:  


Meraklısına...

2 Ocak 2011

Güzel yazmak isteyen Pelikan'ı almalı


Sanırım sloganı böyleydi Pelikan dolmakalemlerinin; reklamları televizyonda mı dönüyordu, yoksa radyodan mı hatırlıyorum emin değilim. Etrafta görünür olduğu gibi edinmiştim... İlk dolmakalemim, 2011'le birlikte yirmi yıldır benimle, orası burası zarar görmüşse de hâlâ yazıyor. İnce uçlu, kısa ya da uzun her tür mürekkep tüpüyle uyumlu... Bir zamanlar aşağıdaki gibi tazeymiş...


Düzeltme: Yaşı benden daha "geçkin," dolayısıyla o dönemi daha net hatırlayan Bilge'ye göre Pelikan sloganı, "Güzel yazmak isteyen Pelikan'la yazmalı" şeklindeymiş. Düzeltir, okurlarımızdan özür dileriz...

Meraklısına...